Arayüzgenç temsil eksikliğine dikkat çekmek ve gençlerin temsil eksikliğinden kaynaklanan sorunlarına çözüm önerileri üretmek adına başlatılmış sosyal bir kampanyadır.

©2021 Arayüz Kampanyası, tüm hakları saklıdır.

İşgücü Piyasası Bağlamında Yeni Mezunların Tecrübe Paradoksu

tecrübe görseli

Yazan: Ömer Melikoğlu


Uzun sayılabilecek bir aradan sonra kampanya için kaleme aldığım bu yazımda pek çok gencin üniversite yıllarının sonlarına doğru yavaş yavaş farkına varmaya başladığı ama esasen mezuniyet sonrası anlaşılan bir durumdan bahsedecek ve pek de yerine gelmeyen keyfimizi bir kez daha kaçıracak, gülmeyen yüzümüzü bir de bunun için asacağız.

Yazı için uygun düşeceğini düşündüğüm yukarıdaki başlıktan da anlaşılacağı üzere üniversiteden henüz mezun olmuş genç bireyler için iş bulma serüvenlerinin ilk adımları öncelikle ‘’Tecrübe Paradoksu’’ adını verdiğim bu paradoksu anlama ve bir çözüm üretebilme uğraşıyla geçmekte. Geçmekte ama geçerken bazen umarsızca hayatı sorgulatmakta bazen ise saç baş yoldurtmaktadır. Öyle ya, bir işe girmeniz için önce tecrübe sahibi olmanız gerekirken, tecrübe sahibi olmak için de o işi daha önce yapmış olmanız gerekmektedir. Pek de mantık içermeyen bu paradoksal kısır döngü tüm üniversite mezunlarını diyemesek de oldukça büyük bir mezun topluluğunu derinden etkilemekte. Ve hayata dair kurdukları hayalleri birkaç başarısız iş başvurusundan sonra yok edebilmektedir. Peki ama hem bu durumla karşılaşmamak hem de karşılaştığımız takdirde aşmak adına neleri, nasıl yapmalıyız şimdi gelin isterseniz bunları irdeleyelim.

Öğrencilik Döneminde ve Sonrasında Ne Yapmalı?

İlk ve en bilindik öneri olarak mümkün olduğu kadar staj yapmamız şüphesiz faydamıza olacaktır diyebiliriz. Zira stajın, her alanda teorik eğitimi destekleyici uygulamalı bir eğitim yöntemi olduğu kabul edilmektedir. Staj, teorik eğitime katkının yanında staj yapan öğrenci ve yeni mezunlara sorumluluk alma, iletişim ve mesleki becerileri geliştirme, meslek hakkında bilgi edinme, kurum kültürü kavramını öğrenme gibi konularda ve öğrenci ve yeni mezunların kariyer planlamaları ile mesleki tercihlerinde ileriye dönük sosyalleşmelerine olanak sağlamaktadır. Öte yandan, yeni mezunların bir kısmı ikinci veya üçüncü sene sonunda yönetici koltuğuna oturup daha rahat çalışmayı hayal ediyor. İş dünyasının içine gözleri kapalı doğuyorlar ve sanırım sanıyorlar ki her şey toz pembe. Halihazırda üniversitede okuyan genç kardeşlerim ve yeni mezun dostlarıma tavsiyem şu ki, okurken yarı zamanlı çalışın. Varsın okulunuz uzasın ama okuldan mezun olduğunuzda en azından bir işle alakalı yaşanmışlığınız olsun.

Kulaklarınız ilgilendiğiniz işlerle alakalı terminolojiye aşina olsun. Zira okulu iyi bir ortalamayla ve tam zamanında bitiren bendeniz size bu durumun aman aman bir şey olmadığını garanti edebilirim. Son olarak önerebileceğim şey ise yeni mezunların yapmayı düşündükleri ya da yaptıkları işe karşı tutku edinmeleri, şayet tutkuları varsa daha da artırmalarıdır zannımca. Keza eğitimine yüksek lisans ve ikinci bir lisans programı okuyarak devam eden bir yeni mezun olarak çevremde yer alan yeni mezun arkadaş ve dostlarımda gözlemlediğim en büyük eksik bu husus. Çünkü inanıyorum ki, hayat sırf çalışmak zorunda olduğumuz için vaktimizin çok büyük bir kısmını hiç keyif almadan, mutlu olmadan geçirebileceğimiz kadar değersiz bir nimet değil. Dolayısıyla yapacağımız ya da yaptığımız işe derin bir hissiyatla bağlı olmamız hiç şüphesiz işimizi çok ama çok kolaylaştıracaktır. Özetle bu ülkenin her şeyden çok hiçbir paradoksun, kısır döngü ve çıkmazın esiri olmayı kabul etmeyen, tutkulu ve çalışkan genç bireylere ihtiyacı var. Ve inanın onlar bizleriz.

Share on

There are no comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Start typing and press Enter to search

Shopping Cart